NAMAZ GÖNÜLLÜLERİ'NDEN KUNUT ÇAĞRISI


namaz_gonulluleri_platformu_1652481682013_


“Allah’tan sabırla ve namazla yardım isteyin. Muhakkak Allah sabredip direnenleri sever.” (Bakara 2/135, 45)

Çağdaş Firavun ordusunun Mısır’daki Müslüman kardeşlerimize karşı yaptığı hunharca katliama karşı Namaz Gönüllüleri Platformu olarak bütün Müslümanları İstanbul Şehzade Camiinde teheccüt namazına, mazlumlar için duaya ve zalimler için kunuta çağırıyoruz.

18 Ağustos Pazar sabahı (Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan gece), saat: 04.00’te teheccüt namazı başlayacak, Kur’ân tilaveti ve dualardan sonra kunutlu sabah namazı kılınacaktır.

Bütün Müslümanların yüreklerini dağlayan Mısır’daki vahşi katliam karşısında basın açıklamaları, gösteriler ve yardım kampanyaları ile yetinemeyeceğimiz açıktır. Öyleyse biz, “sabırla ve namazla” ellerimizi hep birlikte semaya kaldırmalı ve Mısır’daki Müslüman kardeşlerimiz için Allah’tan yardım dilemeli; onları acımasızca katleden çağdaş Firavun askerlerine de kunut okuyarak yürekten beddua etmeliyiz.

KUNUT NEDİR? NASIL YAPILIR?

Bilindiği gibi, Efendimiz (s.a.v.) çeşitli zamanlarda Müslümanlara yönelik saldırı ve baskılar söz konusu olduğunda, sabah namazlarında (bir rivayete göre bütün namazlarında) ellerini açıp Allah’tan yardım dilemiş; Müslümanlar için dua, düşmanlara da beddua etmiştir ki, buna “kunut” denmiştir. Yetmiş Kur’an hocasının şehid edildiği Bi’r-i Maûne katliamından sonra, bu katliamı yapan Benî Süleym, Rial, Zekvan ve Useyye kabileleri aleyhine bir ay boyunca sabah namazında beddua okumuş, arkasında bulunan sahabeler de “âmîn” demiştir. Peygamberimizin (s.a.v.) başka zamanlarda da kunut okuduğuna dair rivayetler vardır.

“İbn Abbas’tan gelen rivayete göre, Rasûlüllah (s.a.v.), arka arkaya bir ay öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabahleyin, her namazın arkasında, son rekatta ‘Semi‘Allâhu li-men-hamideh!’ deyince Benî Süleym, Rial, Zekvan, Useyye kabileleri aleyhinde beddua okudu, arkasındakiler de ‘Âmin!’ dedi. Rasûlüllah (s.a.v.) bu kabilelere, İslâm’a çağıracak kişiler göndermiş, onlar da bu kişileri şehid etmişlerdi. İkrime; ‘İşte kunût’un esası budur.’ der. Ebû Hureyre de; ‘Nebi (s.a.v.) bir kimseye dua veya beddua etmek istediği zaman, rükûdan sonra kunût okurdu.’ der”. Rasûlüllah (s.a.v.); ‘Semi‘Allâhu li-men-hamideh!’den sonra ‘Rabbenâ ve leke’l-hamd!’ dedi ve şöyle dua etti: “Allah’ım! Velid bin Velid’i, Seleme bin Hişam’ı, ‘İyaş bin Ebî Rebî‘i ve mü’minlerden zayıf olanları kurtar. Allah’ım! Mudar kabilesine baskını artır! Onlara Yûsuf zamanındaki kıtlık gibi kıtlık ver!” (Buhari ve İbn Mace.)

Hanefi mezhebinde, normal zamanlarda vitir namazının son rekâtında okunan kunut duası, Peygamberimizin de (s.a.v.) uyguladığı üzere, sıkıntı zamanlarında, sabah namazlarında da okunur. (İkinci rekatın sonunda rüku’dan doğrulup eller kaldırılarak dua ve beddua edilir, cemaat de ‘amin’ der; sonra tekbir alınıp secdeye gidilir. Hanefilere göre, vitir dışında, sıkıntı, fitne ve belâ gibi felaket zamanlarında, sadece imam için ve yalnızca sabah namazında kunût okumak sünnettir; muktedi (imama uyan), kunûtun okunması sırasında susar, kıraatin açıktan yapılması durumunda sadece "âmîn" der. Şafiî, Maliki ve Hanbeli mezheplerinde kunût duası imam ve cemaat tarafından sesli okunabilir.)

Şimdi biz, Namaz Gönüllüleri Platformu olarak, Mısır, Suriye, Irak, Arakan ve diğer yerlerdeki Müslümanların vahşice katledilmeleri sebebiyle, milletimizi ve tüm İslâm alemini, unutulan bir sünneti; kunût sünnetini ihya etmeye çağırıyoruz. Yani Müslümanları, Peygamberimizin (s.a.v.) hayatı boyunca birkaç kez yaptığı üzere, özellikle sabah namazlarında Mısırlı Müslüman Kardeşlerimize dua etmeye ve katil Firavun ordusuna ve onun destekçilerine ise beddua etmeye davet ediyoruz.

Mısır’da bir Sabah namazında 50, bir Cuma namazında 200 ve son olarak yine sabah namazı sonrasında 2200 Müslüman kardeşimizin katledildiği bir ortamda, biz Müslümanlar, bu katliamlar sona erinceye kadar, Efendimizin (s.a.v.) yaptığı gibi her namazımızda ve özellikle sabah namazlarımızda kunut dualarını okuyarak zalim ve katillere beddua, Müslümanlara ise dua etmeliyiz.

BİR KUNUT DUASI ÖRNEĞİ

Bu vesileyle, tüm Müslümanları Mısır ve Suriye Firavunlarına karşı birlik olmaya çağırıyor, Hz. Ömer’den nakledilen bir kunut duasını sabah namazlarında hep birlikte tekrarlamayı öneriyoruz:

“Allâhümme ‘azzibi’l-keferate-llezîne yesuddûne ‘an-sebîlike ve yükezzibûne rusuleke ve yugâtilûne evliyâeke. Allâhümm-ağfir li’l-mü’minîne ve’l-mü’minâti ve’l-müslimîne ve’l-müslimâti ve eslıh zâte beynihim ve ellif beyne gulûbihim ve’c‘al fî gulûbihimü’l-îmâne ve’l-hikmete ve sebbithüm ‘alâ milleti Rasûlillâhi sallâllahu aleyhi ve selleme ve evzi‘hüm en-yûfû bi-‘ahdike-llezi ‘âhedtehüm aleyhi ve’nsurhüm ‘al⠑aduvvike ve ‘aduvvihim. İlehe’l-hakkı ve’c‘alnâ minhüm.”

“Allah'ım! Senin yolundan (insanları) alıkoyan, peygamberlerini yalanlayan ve velilerini / dostlarını öldüren kâfirlere azab et! Allah'ım! Mümin erkeklerle mümin kadınları, Müslüman erkeklerle Müslüman kadınları bağışla ve aralarını düzelt, kalplerini birleştir, kalplerine iman ve hikmet ver. Ve Rasûlüllah'ın dini üzere onları sabit kıl ve kendilerinden almış olduğun sözü yerine getirmeye dair kendilerine ilham ver; onlara, senin düşmanlarına ve kendi düşmanlarına karşı yardım et. Ey hak olan Allah! Bizi o yardım olunanlardan kıl...”