
Yazar ve düşünür Yusuf Kaplan, Diyarbakır Ensar Vakfı Şubesinde gerçekleştirdiği konferansta Ehli Sünnet geleneği, mezheplerin tarihsel rolü, toplumsal dönüşüm ve Medeniyet Tasavvuru Okulu’nun (MTO) misyonuna ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Kaplan, “Şafii mezhebi tarih boyunca Şia’nın yayılmasına karşı bir kalkan olmuştur” ifadelerini kullandı.
“Doğu ve Güneydoğu’da merhamet daha belirgin”
Toplumsal yapı üzerine değerlendirmeler yapan Kaplan, bölgesel farklılıklara dikkat çekti. Kaplan, Müslüman toplumların rahatlık ve duyarsızlık sorunuyla karşı karşıya olduğunu dile getirerek özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da aile bağlarının ve dayanışmanın güçlü şekilde korunduğunu ifade etti.
“Şafii mezhebi Ehli Sünnet’i korudu”
Mezheplerin tarihsel işlevine değinen Kaplan, Kürt toplumunun ağırlıklı olarak Şafii mezhebine bağlı olduğunu hatırlatarak şu tespitlerde bulundu:
“İmam-ı Şafii büyük bir müçtehittir. Şafii mezhebinin sabiteleri serttir; bu da Ehli Sünnet’i koruyan bir yapıdır. Tarih boyunca Şafii mezhebi Şia’nın yayılmasını engellemiştir.”
Kaplan ayrıca Selahaddin-i Eyyubi’nin yalnızca Kudüs’ün fethindeki rolüyle değil, Ehli Sünnet’i korumaya yönelik mücadelesiyle de İslam tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Ayrıca günümüzde bu hassasiyetin bir derece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından taşındığını dile getirdi.
Sekülerleşme, toplumsal çözülme ve laiklik eleştirileri
Konuşmasında modernleşme sürecinin toplumsal etkilerini de değerlendiren Kaplan, sekülerleşmenin aile yapısını ve değer dünyasını aşındırdığını savundu:
“Sekülerleşme boşanmaları, cinayetleri ve ahlaki yıkımı artırıyor. Ateizm hızla yayılıyor; İslam’ı çocuklara öğretemiyorsak bu büyük bir kayıptır.”
Laiklik tartışmalarına da değinen Kaplan, Avrupa’daki uygulamalarla Türkiye’deki yaklaşım arasında çelişkiler olduğunu söyledi.
MTO’nun hedefi: “Ülkeyi yönetecek nitelikli bir nesil”
Kaplan, kurucusu olduğu Medeniyet Tasavvuru Okulu’nun (MTO) eğitim vizyonunu anlatarak okulun Türkiye çapında 62 bin öğrenciye ulaştığını belirtti. Programın 1.600 öğrenciyle birebir çalıştığını söyleyen Kaplan, MTO’nun gençleri hem entelektüel hem de ahlaki yönden yetiştirmeyi amaçladığını ifade etti.
Kaplan, Almanya dönüşü uçakta yaşadığı bir olayı anlatarak MTO’nun ailelere etkisini örnekledi; okulun birçok ailede dönüşüm sağladığını dile getirdi.
“Vusul istiyorsanız usulünüz doğru olmalı”
Eğitim yaklaşımında Kur’an’ın ilmel-yekin, aynel-yekin ve hakkal-yekin kavramlarına atıfta bulunan Kaplan, eğitimin akla, kalbe ve ruha hitap etmesi gerektiğini vurguladı.
“İnsanlığın haysiyetini Müslümanlar kurtarabilir”
Konuşmasının sonunda Gazze’deki duruma dikkat çeken Kaplan, İslam dünyasının küresel adalet krizine karşı sorumluluk taşıdığını söyledi:
“Gazze bize gösterdi ki insanlığın haysiyetini ancak Müslümanlar kurtarabilir. Bugün dünyada gayrimüslimler hâkim, ancak zulmü durduracak bir irade ortaya koyamıyorlar.”
Kaplan, Müslüman toplumların hem kendi kimliklerini yeniden inşa etmek hem de insanlığa alternatif bir medeniyet ufku sunmakla yükümlü olduklarını ifade ederek konuşmasını tamamladı.



























