Ensar Buluşmaları’nın bu haftaki konuğu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk ÖZLÜ oldu

Ensar Buluşmaları’nın bu haftaki konuğu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk ÖZLÜ oldu
GENEL MERKEZ
HABER
4 YIL ÖNCE
Ensar Buluşmaları’nın bu haftaki konuğu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk ÖZLÜ oldu

Ensar Vakfı’nın her hafta düzenlediği Ensar Buluşmaları’nın bu haftaki konuğu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk ÖZLÜ oldu. “Cumhurbaşkanlığı sistemi ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji alanındaki gelişmeler” konulu konferans bugün Vakıflar Genel Müdürlüğünde gerçekleştirildi.

“İslam’ın bize yüklediği vazife doğrultusunda, bilim ve sanayi alanında da mücadele etmeliyiz.”

Program, Ensar Vakfı Ankara Şubesi Başkanı Ercan Poyraz’ın takdimiyle başladı. Poyraz: “Gelişmeyi ifade edilebilir kılmak için sabiteler belirleme ve birikimleri kullanılabilir kılmak için hesaplama zorunluluğu, analitik düşünceyi ortaya çıkaran en temel iki arzu olmuştur. Tarihin başlangıcı olarak kabul edilen yazının icadı da insanlığın analitik düşünce birikimiyle mümkün olmuştur.

O günden bugüne, bilimsel ve teknolojik gelişmeler, artan bir hızla devam etmiş, son iki yüzyılda bu hız, baş döndürücü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu gelişmelerin, 18. ve 19. yüzyılda sömürgeciliğe, 20. yüzyılın ilk yarısında yıkıcılığa, ikinci yarısı da kültür emperyalizmine nasıl bir zemin hazırladığını gördük… Bu yüzyıllar aynı zamanda Müslümanların ve coğrafyamızın yerinde saydığı yüzyıllardır.

Görüyoruz ki vicdan ve ahlaktan yoksun akıl, yazının icad edilmesiyle başlayan tarihi, Hiroşima’ya kadar götürmüştür. Ve yine görüyoruz ki Müslümanların söz sahibi olamadığı yüzyıllar, insanlığın en acı yüzyılları olmuştur. Bugün tarihin ve İslam’ın bize yüklediği vazife, geri kaldığımız her alanda, vicdan ve ahlakla yücelmiş bir akıl ve siyasetin, tekrar egemen olması için mücadele etmektir.”

“Bulunduğumuz bölgenin güçlü bir Türkiye’ye ihtiyacı var.”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Faruk Özlü konuşmalarına “Ensar vakfının değerli başkanı, değerli üyeler ve misafirler sizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Önümde bir metin var ama ben sizlerle hasbihal ve sevgi ortamında konuşmak istiyorum. Sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum, katıldığınız için sizlere teşekkür ediyorum ve Ensar Vakfına başarılar diliyorum. Vakıflar, dernekler, sivil toplum kuruluşları ne kadar güçlenirse toplum da o kadar güçlenecektir. Gayret edilirse ülkemiz bundan karlı çıkacaktır. Bizler yüklü bir miras ve kültürü olan bir ülkeyiz. Üzerimizde büyük bir yük var ve bu son zamanlarda daha da ağırlaşmış durumda. Terör örgütlerine, güya başka bir terör örgütüyle mücadele ediyor diye açıktan destek veren ülkeler olduğunu görüyoruz. Bu nedenle güçlü bir Türkiye’ye bulunduğumuz bölgenin ihtiyacı var.” Diyerek başladı.

“Bilim, teknoloji ve sanayiyi birbirinden ayıramayız.”

“Bakanlık olarak bizim görev alanımız bilim, teknoloji ve sanayi. Ben kendi görev alanımda güçlü bir Türkiye’yi nasıl sağlarız diye düşünüyorum, bunun için çalışıyoruz, benim görevim de bu. Bilim, teknoloji ve sanayi arasındaki bağ nedir, aralarındaki ilişki nedir? Bir ağaç düşünün, bu ağacın kökü toprakta olan, gövdesi dışarda olan ve meyvesi olan. Bizim düşündüğümüz, bilimin toprak olduğu, ağacın gövdesini teknolojinin oluşturduğu ve bunun meyvesinin de sanayi olduğu bir sistem. Bizim düşüncemizde ekonomik ve sosyal fayda sağlamayan bilimsel ve teknolojik çalışmalar bizim alanımızın içinde yoktur. Bilimin çıktısı teknolojiye, teknolojininki sanayiye çıkmıyorsa, dönüşmüyorsa bizim alanımızın dışındadır. Bir bağ var bu üçlü arasında. Biz bakanlık politikalarımızı da buna uygun tasarlıyoruz.”

“16 Nisan, Türkiye tarihi için önemli yeniliklerin başlangıcı olacak.”

“İnovasyon, yenilik yapalım diye bir düşüncemiz var. 16 Nisan referandumu cumhuriyet tarihimizdeki en iyi yeniliktir, inovasyondur. Yenilik yapmadan büyüme olmaz, gelişme ve kalkınma olmaz. Gerçekleştirdiğimiz referandum cumhuriyet tarihinde yapılmış, anayasamızda yapılmış en önemli yeniliktir. Burada gerçekleştirdiğimiz yenilik, Türkiye’de süreçlerin kısaldığı, karar mekanizmalarının hızlandırıldığı bir düzenlemedir. Dolayısıyla bilim,teknoloji ve sanayimiz yönünden çok kapsamlı, çok derin sonuçları olacağını ifade etmeliyim. Bir takım kararlar alıyoruz ama bu kararları uzun, geniş zamanlarda alıyoruz. Hepimiz fizik dersinde öğrendik ki güç, birim zamanda yapılan iştir. Aynı işi bir günde yapmakla 3 güne yapmak farklıdır. Daha kısa sürelerde, birim zamanda daha çok iş yapabilen hükümet sistemi, daha güçlü bir Türkiye oluşturma açısından böyle bir sistem getirdik. Dost ve kardeş ülkelerin, dünyanın bize ihtiyacı var. Bu nedenle hepimiz gece gündüz demeden çalışmak, çalışmak ve çalışmak zorundayız. Hepimiz bir ucundan tuttuğumuz kulplara daha sıkı sarılmalıyız.” Şeklinde konuşmasına devam etti.

“Teknoloji üreten bir ülke olmak bizim için zorunluluktur, tercih değildir.”

“Milli güç denklemi dediğimiz denklemi ekonomik güç, teknolojik güç ve askeri güç oluşturur. Çok şükür Türkiye’de politik olarak ifade ettiğimiz siyasi otorite hükümet etmeyi kolaylaştırdığı için, koalisyonlara son verdiği için güçlendiren bir formata dönüştürdü. Temel noktamız güçlü Türkiye’de üretim olmalıdır. Üretim kelimesi de tek başına yeterli değil. Ne üreteceğiz ve nasıl üreteceğiz? Bu iki sonun cevabına baktığımızda farklı sonuçlara ulaşıyoruz. Her bakanın, her siyasetçinin ifadesi “yüksek katma değerli ürünler üreteceğiz” yani kaliteli, teknoloji seviyesi yüksek, marka değeri yüksek ürünler üretirken de teknolojiyi azami değerde kullanacağız. Evrensel ürünler yetiştiren bir ülke olacağız. Ekonomistler “cari açığımız var, dış ticaret açığımız var” derler, Türkiye’de bunlar hep eksi olarak yazıyor. Bunu nasıl kapatacağız veya bu sürdürülebilir midir? Ülke olarak bizim petrol kuyularımız, doğalgaz yataklarımız yok, beşeri sermayemiz ve genç nüfusumuz var. Bu açığı kapatmanın tek yolu teknoloji üretmekten geçiyor. Teknoloji transfer eden bir ülke değil üreten ülke olmalıyız. Cari açığın temel sebebi, en temel sebebi teknoloji açığıdır. Teknoloji üreten bir ülke olmak bizim için zorunluluktur, tercih değildir, başka yolu yok Türkiye’nin. Teknoloji üretmeyen bir Türkiye’nin geleceği parlak değildir. Bunun için de teknoloji yönetim siteminde köklü bir dönüşümü isteyen bir tasarı hazırladık, bakanlar kurulunda kabul görüldü. İnşallah bu yasayı çıkardığımızda, Türkiye’nin teknoloji üreten bir Türkiye olmasında yapısal dönüşümü sağlamış olacağız, bu yasa önemli. Ya etken olacaksınız ya edilgen. Biz Türkiye olarak bilim ve teknolojide pasif değil aktif olmak istiyoruz. Türkiye’nin insan kaynağıyla bunu yapabileceğine inanıyoruz.”

“Akıllı Üretim Akılla Üretim”

“Daha yüksek gelir seviyesine ulaşmak istiyoruz, bunun için de bilime ve teknolojiye hükümet olarak önem veriyoruz. Yenilik üretmek tarihin bütün dönemlerinde önemli olmuştur. Yenilik üretme becerisine süreklilik kazandıran ülkeler her dönemde güçlü olmuştur. Günümüzde yeniliğin önemi çok daha baskın bir hal aldı. Hızlı, kaliteli üretim yapan ülkelerin öne çıktığını gördük ve rekabetin önemi teknoloji ile oldu. Artık akıllı robotlar, üç boyutlu yazıcılar, bulut gibi dijital teknolojilerle dördüncü sanayi dönemi diye adlandırılan dönemdeyiz, bilgi daha hızlı bir dolaşıma girebilecek. Akıllı ürünler ve üretim yöntemleri, akıllı sınıflar, akıllı oyunlar gibi alanlarda çok ciddi gelişmeler olacak. Birkaç örnek vermek isterim bunlarla ilgili. Biz akıllı üretim akılla üretim diyoruz. Bunlar bilim kurgu değil, konuşulan şeyler, uygulamaya geçilen şeyler. Buzdolabımızda peynir bitti, buzdolabınız telefonunuza mesaj bildirecek, bundan rahatsızsanız markete mesaj gönderilecek. Aradan siz çıkıyorsunuz, makineler konuşuyor, cihazlar konuşuyor. Benzer bir örnek olarak da Amerika’da var olan insansız otomobil Tesla’yı söyleyebiliriz.”

“Sadece nicelik bazında değil, nitelik bazında da artışı önemsiyoruz.”

“Nasıl bir dünyaya gidiyoruz, dijitalleşme nereye kadar gidecek? Otonom sistemlerin, insansız sistemlerin, birbirleri ile konuşan makinelerin önümüzde yer aldığı sistemden söz ediyoruz. Birçok fabrika stok yapardı ancak yeni dönemde sıfır stok. Önümüzdeki dönem dijitalleşmenin son derece yaygın olduğu bir dönem olacak. Türkiye’nin dördüncü sanayi devrimi denilen bu sürece katkı yapması gerekiyor. Eğitimli insana ihtiyacımız var. Ürünlerimizin yüksek katma değerli ürünler olması bizim için zorunluluktur. Bu sürece karşı gerçekleştirebileceğimiz reaksiyon bizim gelecekteki konumumuzu belirleyecek. Bu alanda başarıyı yakalamak için yoğun çaba sarf ediyoruz. ARGE çalışmasını en çok artıran ülkelerden olduk. Burada konuşmamı rakamlara boğmak istemem. Ama hangi göstergeye bakarsak bakalım iyi rakamları görüyoruz, bundan sonra daha iyi rakamlar da göreceğiz. Maddi, gayrimaddi kaynağı ve somut mekanizmaları da artıracağız. Nicelik bazında değil nitelik bazında da artışı önemsiyoruz. Bir sıçrama yapmak istiyorsak nitelik artışı yapmak zorundayız. Bakanlığımız çalışmalarında nitelik ve kaliteyi artıracak alanlara çok daha büyük ağırlık veriyoruz. Yatırımcıların sınai mülkiyet haklarını koruduğumuz bir yasamız var, yılbaşında yürürlüğe girdi. Şu an gündemde üretim ve reform paketi ile ilgili görüşmeler var. Sanayimizin geliştirilmesi, üreticimizin geliştirilmesi noktasında talepleri değerlendirdik ve yapılabilecek ne varsa pakete dahil ettik. Sanayimizi destekleyen ve önünü açan bir kanun tasarısı var.”

“Yeni sistem, istikrar ve güveni esas alıyor.”

“Türkiye 16 Nisan itibariyle birçok açıdan kritik bir eşiği atlamış durumda. Bu ülkenin gerçekleriyle beraber çok önemli bir noktaya geldik, evrensel standartlara yaklaşmış olduk. Yasama, yürütme, yargı arasındaki belirsizliği belirli hale getirdik. Görevlerini en iyi şekilde yapabilmeleri için 16 Nisan referandumundaki maddelerle bunun önünü açtık. 1982 anayasasından kaynaklı birçok krizle karşı karşıya geldi bu ülke. Referandum sürecinde bunları konuştuk ve bugün Türkiye yeni bir sisteme geçti. Yeni bir hükümet etme sistemi var. Yeni sistem, istikrar ve güveni esas alıyor. Sanayicinin istediği en önemli hususlar bunlar, önünü görmek ister bir sanayici. Yatırım yapacaktır, plan yapacaktır. Yeni sistemde bunları sanayicimiz daha net, daha dikkatli görebilecek. Biz tabi biliyorsunuz, güçlü bir Türkiye istiyoruz, sadece bizim değil bölgenin ve bütün insanlığın ihtiyacı. Yeni sistemden alacağımız güçle, kararlılıkla bunu başarmak için yolumuza devam edeceğiz. Sizlerle buna ulaşacağımıza inanıyorum.”

“Güney Kore, Tayland gibi ülkeler ünlü fütüristlerden danışmanlık almaktalar. Türkiye’de fütüristlerle ilgili alınan, alınmış danışmanlık var mı?” sorusu üzerine Bakan Özlü: “Dünya çapında yapılan danışmanlık hizmetleri var. Bakanlık olarak bunlardan birisiyle çalışıyoruz. Hazırladığımız tasarıları istişare ediyoruz.” dedi.

Yerli otomobillerle ilgili gelen soru üzerine ise Sayın Özlü: “Yerli otomobil konusunda problemimiz teknolojik değil ticari. Türkiye otomobil üretiyor, otomobil fabrikaları var ama bizim arzu ettiğimiz Türkiye’nin kendi markasının olması. Bunun için var gücümüzle mücadele ediyoruz.”

Sn. ÖZLÜ Ensar Vakfı’na teşekkürlerini ileterek konuşmasını sonlandırdı. Ensar Vakfı Çankaya Şube Başkanı Mustafa ULUDAĞ’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle Ensar Buluşmaları son buldu.

Facebook
Hesaplarımız
Twitter
Hesaplarımız
Youtube
Hesaplarımız
Instagram
Hesaplarımız
Linkedin
Hesaplarımız
Web
Sitelerimiz
EĞİTİMLER
DEĞERLER EĞİTİMİ MERKEZİ
Değerler Eğitimi Merkezi aşağıdaki kategorilerde eğitimler vermektedir.
İSTANBUL TASARIM MERKEZİ
İstanbul Tasarım Merkezi aşağıdaki kategorilerde eğitimler vermektedir.
YAYINLAR
eser
baskı

Ensar Yayın Grubu; Ensar Neşriyat, Gülhane Yayınları, Vefa Yayınları, Değerler Eğitimi Merkezi (DEM) Yayınları, İSAV Yayınları ve İstanbul Tasarım Yayınları gibi 7 farklı tematik yayını bünyesinde tutmaktadır.

Son çıkan eserler aşağıda listelenmektedir. Daha fazlası için ensarnesriyat.com.tr web adresini ziyaret ediniz.

YENİ ÇIKAN YAYINLAR

Daha fazlası için
ensarnesriyat.com.tr
YURT HİZMETLERİ
yurt
öğrenci

Ensar Vakfı Yurtları, yurtlarında misafir ettiği öğrencileri ailelerinin birer emaneti olarak görmektedir.

Gençlerimizi kişisel ve mesleki gelişim odaklı, ülkesini ve dünyayı tanıyan kişiliği ile örnek teşkil edecek bir insan olarak yetiştirmeyi amaçlayan Vakfımız 38 Kız ve 24 Erkek Yurdu ile toplamda 62 yurtta 6819 Öğrenci kapasitesiyle hizmet vermektedir. 2019-2020 Eğitim yılında Ensar Vakfı Yurtlarının doluluk oranı %93,5 olmuştur.

Yurt ve şehir oryantasyon programı ile başlayan öğrenci faaliyetleri öğrencilere yönelik

•   Yaygın Eğitimler,
•   Seminerler,
•   Konferanslar,
•   Kariyer Gelişim Programları
•   Atölyeler ile desteklenmektedir.

Sivil toplum kuruluşları arasında Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi çalışmasıyla öncü olan Ensar Vakfı, öğrencilerine bireysel terapi hizmetinin yanı sıra; yurtlarda PDR, Psikoloji bölümlerinde okuyan ve bu alanlara ilgi duyan öğrencilere yönelik Psikoloji Atölye Çalışmaları, Film analizleri ve mesleğe hazırlık eğitimleri düzenlenmektedir.

Kültür Sanat Günleri

Ensar Vakfı Yurtlarında barınan gençlerin kültür ve sanat faaliyetlerine katılımını arttırmak, amacıyla 2017 yılından itibaren Münazara, Öğrenci Paneli, Müzikal Şiir Dinletisi ve Anlat İstanbul’u başlıklarında gerçekleştirilmektedir.

B12 Dergisi

Ensar Vakfı Yurtlarında yazmaya, çizmeye, okumaya, hayal kurmaya, şiir yazmaya yeteneği olan ve geliştirmek isteyen öğrencilerin çalışmalarını yayınladığı, tamamen öğrenci emeği bir dergi çalışmasıdır.

BURS

1. LİSANS BURSLARI

“Ensar Vakfı Lisans Bursları” İstanbul’da öğrenimine devam eden öğrencileri desteklemek amacıyla verilen burslardır. Bu burslar Değerler Eğitimi Merkezi (DEM) tarafından projelendirilerek öğrencilerin başvurusuna açılmaktadır. Vakfımız burs başvurularını Eylül-Ekim ayları içerisinde yalnızca online başvuru formu üzerinden almaktadır. Başvuru dönemi dışında ve şahsen, mail, mesaj, faks, telefon yoluyla burs başvurusu alınmamaktadır.

• Öğrencinin burs programına başvuru yapabilmesi için belirtilen ön başvuru şartlarını taşıyor olması gerekmektedir.

• Müracaat eden adayların başvuru bilgileri üzerinden sistem puanlaması oluşturulmakta, aile gelir durumu, bölüm, sınıf, başarı sıralaması ve not ortalaması gibi değişkenler dikkate alınarak bursiyer kontenjanının en az iki katı kadar aday mülakata davet edilmektedir.

• Mülakat değerlendirmesi olumlu sonuçlanan öğrencilerden bursiyerlik evrakları teslim alınarak başvuru esnasında verilen bilgilerin kontrolü yapılmaktadır.

• Lisans bursları Ekim-Haziran aylarını kapsayan 9 aylık süre boyunca verilir. Nakit bursun en fazla %10’una kadarlık miktar öğrenciye kitap bursu olarak tanımlanır.

• Burs miktarı her yıl Ensar Vakfı Mütevelli Heyeti tarafından belirlenir.

2. ARAŞTIRMA BURSLARI (LİSANSÜSTÜ)

Lisansüstü bursları, DEM’in akademik çalışma alanları ve araştırma konuları çerçevesinde verilmektedir. DEM’in belirlediği araştırma konuları üzerinden 12, 18, 24 aylık periyotlarla araştırma projeleri olarak ilan edilmektedir. Araştırma Projelerinde proje danışmanı ve yürütücüsü olarak akademisyenler yer almaktadır. Ayrıca bu projelerde yüksek lisans ve doktora öğrencilerine araştırmacı ve asistan olarak görev verilmektedir. Proje kapsamında ve süresince görev alan öğrencilere lisansüstü bursu verilmektedir. Araştırma Projelerinin duyuru ve başvurularını www.dem.org.tr adresinden takip edebilirsiniz.

3. İHL BURSU

Ensar Vakfı tarafından Türkiye’deki İmam Hatip Liseleri’nde örgün olarak öğrenimlerine devam eden öğrenciler için sağlanan burs imkanıdır.

• Bu burs programı Türkiye’de İmam Hatip Liselerinin Hazırlık, 9, 10, 11 ve 12. sınıflarında okuyan öğrencileri kapsamaktadır.

• İHL Bursuna başvurunun birincil şartı maddi olarak bursa ihtiyacı olmaktır.

• İHL Bursları Ensar Vakfı Şubelerinin koordinasyonunda Türkiye genelinde 7000 öğrenciye verilmektedir.

PROJE
toplam
proje

2012 yılından bugüne tüm eğitim kademelerine yönelik olarak Genel Merkez ve Şubeler adına proje üretme, yazma, yürütme, denetleme, raporlama, araştırma ve geliştirme süreçlerini yönetmektedir.

Gençlik Spor Bakanlığı, Ulusal Ajans, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kalkınma Ajansları, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı gibi proje hibe desteği sağlayan kurum ve kuruluşların desteği ile ulusal ve uluslararası alanda bir çok projeyi hayata geçirmiştir.

2012 – 2020 yılları arasında Gönüllülük, Kişisel Gelişim, Fiziksel Aktivite, Egzersiz ve Spor, Kitap Kahve, Kültür Sanat, Yenilikçi Fikirler ve Çevre alanlarında Genel Merkez yürütücülüğünde 20 proje, 54 ilde yer alan 72 şubesinde ise 127 adet proje ile toplamda 147 proje gerçekleştirilmiştir.

Ayrıca "EuroDesk Temas Noktası" ve "Kariyer ve Staj Ofisi" Proje Koordinasyon Merkezi bünyesinde yer almaktadır.

EuroDesk Temas Noktası

Ensar Vakfı tarafından, 2018 yılında Erasmus+ Eurodesk Türkiye Ağı Eurodesk Türkiye Temas Noktası Teklif Çağrısı kapsamında sunulan başvuru T.C. Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından kabul edilmiştir. 2019 yılı itibari ile Ensar Vakfı “EurodeskTürkiye Temas Noktası” olarak gençlere ve gençlere hizmet edenlere Avrupa Fırsatları hakkında bilgi vermek amacı Ulusal Ajans tarafından yetkilendirilmiş ve faaliyetlerine devam etmektedir. detaylı bilgi ve iletişim

Kariyer ve Staj Ofisi

Kariyer ve Staj Ofisi, OIC Intern Staj Programı ile gençlere dair edindiğimiz tecrübeler ve öngörülen ihtiyaçlar çerçevesinde eğitim, kariyer danışmalığı ve stajdan oluşan 3 ana kategoride üniversiteli ve yeni mezun gençlere hizmet veren bir kariyer ofisidir. Bunun yanı sıra gençlerin kariyer gelişimlerine katkıda bulunabilecek çeşitli program ve etkinlikler de Kariyer ve Staj Ofisi’nin hedefleri arasındadır.Kariyer ve Staj Ofisi’nin faaliyet alanları aşağıdaki gibidir;

SOSYAL SORUMLULUK
CAMİİ İMARLARI

İbadete açılan Hz. Aişe Camii ve inşaatı devam eden Ateştuğla Camii inşaatı sosyal sorumluluk projelerimiz arasındadır.

YALOVA SABRİ EKŞİNOZLUGİL ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ

Sosyal Sorumluluk çalışmalarına inşaat projeleriyle de devam eden vakfımız, İmam Hatip Neslinin ihyası için çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda, 20 bin metrekare üzerine kurulu 3 bloktan oluşan Yalova Sabri Ekşinozlugil Anadolu İmam Hatip Lisesi İnşaatı devam etmektedir.

AŞEVİ HİZMETİ

Bağcılar Zeliha Hatun Aşevi’nde ihtiyaç sahiplerine her gün 3000 kişilik yemek ikramı yapılmaktadır.

HER YURDUN BİR YETİMİ VAR

Ensar Vakfı Yurtlarında kalan öğrenciler tarafından yapılan proje ile öğrencilerimiz yetim çocuklara kol kanat germeye çaba gösteriyor.

GÜLÜMSETEN EMEK

Gülümseten Emek Projesi, Suriye savaşında çocukluğundan uzaklaştırılan, küçük yaşlarına koskocaman acılar sığdıran Suriyeli çocukları bir nebze gülümsetebilmek niyetiyle Genç Ensar ve Hanımlar Komisyonu tarafından el emeği ile hazırlanan 8000 bez bebek ve çeşitli hediyeler Suriye’nin Azez Bölgesinde bulunan mülteci kampında yaşayan çocuklara ulaştırılmıştır.

DEMET SEZEN PROJESİ

Öğrencilerimiz oluşturulan kumbaraya ayda 5 lira bağışlayarak Ramazan ayında İdlib’deki yetimlere iftar vermişlerdir.

FİDAN DİKİMİ

Ensar Vakfı’nın farklı çalışmalarında görev alan gönüllülerimiz adına Kudüs Abdülhamithan Fidanlığında 1.500 fidan dikilmiştir.

SU KUYUSU PROJESİ

Kız ve erkek yurtları öğrencilerimiz ve yurt yöneticilerimiz Afrika’da 3 ayrı su kuyusu açtırmıştır.

ÇOCUKLAR ÜŞÜMESİN

Yurt öğrencilerimiz Gazze’deki çocuklara mont ve bot hediye etmişlerdir.

YEMEK HİZMETLERİ
günlük
öğrenciye
üç çeşit
ücretsiz yemek

Genel Merkez yemekhanemizde deneyimli ve tecrübeli aşçılarımız tarafından 600 öğrenciye günlük üç çeşit ücretsiz yemek hizmeti vermekteyiz.

Özellikle Genel Merkezimize yakın üniversitelerde okuyan öğrencileri öğle yemeği için ağırlamaktayız. Ramazan aylarında ise Ramazan Ayı’nın mutluluğunu, huzurunu, bereketini iftar yemeklerinde öğrencilerimizi ağırlayarak paylaşmakta ve yaşamaktayız.

2006-2020 yılları arasında 110 İmam Hatip Okulunda orta öğretimde okuyan 25.000 öğrenciye üç çeşit yemek üretimi ve sunumu hizmeti verilmiştir.