Ensar Buluşmaları?nın bu haftaki konuğu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Doç. Dr. Ayşenur İslam ?Türkiye?de Aile Politikaları? konulu bir konferans verdi.


Ensar Vakfı olarak her hafta düzenlediğimiz Ensar Buluşmaları?nın bu haftaki konuğu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Doç. Dr. Ayşenur İslam ?Türkiye?de Aile Politikaları? konulu bir konferans verdi.

Konya Milletvekili Gülay Samancı, Kahramanmaraş Milletvekili Sevde Beyazıt Kaçar, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin DOĞAN, TETAŞ Genel Müdürü Münib Karakılıç, Tapu Kadastro Genel Müdürü Davut Güney, Yozgat Valisi Abdülkadir Yazıcı, Kamu Gözetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yusuf BALCI, Vakıflar Genel Müdürü Personel Daire Başkanı Aslan YILDIZ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı İl Müdürü Ahmet Kırlangıç, Ensar Vakfı Ağrı Şubesi Başkanı Serhat Kılıç, Ensar Vakfı Çankaya Şubesi Başkanı Mustafa Uludağ, Ensar Vakfı Yenimahalle Şubesi Başkanı Bayram Ali Keleş, Ensar Spor Kulübü Başkanı Nihat Demir  ve çok sayıda bürokrat, akademisyen ve siyasetçinin katıldığı konferans sonrasında konuğumuza Ensar Vakfı Ankara Şubesi İstişare Kurulu Üyesi Konya Milletvekili Gülay Samancı tarafından bir teşekkür plaketi takdim edildi.

Ensar Vakfı Ankara Şubesi Başkanı Av. Ercan POYRAZ?ın takdiminin ardından, konuğumuz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sn. Doç. Dr. Ayşenur İslam sözlerine, yaklaşmakta olan tüm Mevlid Kandili?nin tüm Müslüman alemine hayırlara vesile olmasını dileyerek başladı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı?nın öneminden bahsederken; bakanlığın tüm insanlığı koruyan, kollayan, meşakkati bol bir kurum olduğunu, burada çok şey öğrendiğini, buranın Devletin şefkat eli olduğunu belirtti. AK Parti hükümeti ile hizmetlere hız verildiğinden, Genel Müdürlüklerin büyüdüğünden ve işlevlerinin arttığından, çocukların, yaşlıların, engellilerin, şehit  ve gazilerin, tüm sosyal faaliyetlerin Bakanlık bünyesinde toplandığından bahsetti.

Aile, Türk toplumu için vazgeçilmezdir ve genetik olarak toplumu oluşturur diye konuşmasına devam eden Sn. Bakanımız; aile, sosyal hizmetleri, sosyal yardımlaşmayı, değerler sistemini, nesilden nesile aktarır, bir toplumda ikamesi imkânsız fonksiyonlar üstlenir, aile kutsal ve değerlidir, aile hâdimdir, hizmet edendir; insanlar arası iletişimi nesilden nesile aktaran kurumdur diyerek ailenin önemini vurguladı.

?Aile kurumunu temeli iyi olmazsa, toplumda bakıma muhtaç yaşlılar, çocuklar ortaya çıkar, şiddet artar, evlilikler azalır, borçlanmalar çoğalır böylelikle Devlet müdahale etmek durumunda kalır. Türkiye sosyal sorunlar yaşıyor, nüfus artıyor, göç var, küreselleşme, aileyi olumsuz etkileyen unsurlar, bütün bunlar ailenin üzerinde baskı kuruyor; zamanın ruhu beklenirse bunları tamir eder ama zamanımız yok; Devlet bu gibi sorunlar için politikalar geliştirir.? Diyen Sayın Bakan, çocuklar, yaşlılar, engelliler, şehitler, gaziler, kadınlar alanında politikalar geliştiriyoruz. Çocuklar için en iyi ortam ailedir. Eğer ailede problem yoksa çocuk mutludur, çocuğu aileden uzaklaştırmak yerine sorunları gidermeye çalışıyoruz. Sorun, maddiyattan kaynaklanıyorsa, bu konuda aksaklıkları gideriyoruz illa da aile çocuğu bize vermek isterse ancak o zaman koruyucu aile kurumuna başvuruyoruz. Son 2 yılda 4000?den fazla koruyucu ailemiz oldu, tabii ki sayısı artacak. Koruyucu aile sistemi şefkate dayalı bir sistem, evlat edinmede de her ayrıntıya ayrı önem veriyoruz, bunlardan başka da ?sevgi evleri? sistemimiz var, çocuklarımızı da oraya gönderiyoruz. Bu sistemde her evde 6 ila 10 arası çocuğumuz kalıyor, evimizde normal bir evde olması gereken düzeni kurduk, evde kalmaya başladıktan sonra çocuklar üzerindeki gerekli analizler yapıldı; duygusal ve fizikî  ilerlemelerini izledik; şu an 4000 civarında sertifikalı sporcumuz var. Kurduğumuz bu sistem çocukların da istediği şekilde gelişti. Akademik olarak başarımız TEOG?da %93, üniversite sınavlarında %67? lere tırmandı.? diyerek Bakanımız sosyal politikalara değindi.

Sayın Bakanımız, ?Çocuklarımız, suçun mağduru ya da maalesef suçlu olabiliyorlar; Çocuk Destek Merkezleri?nde çocuklarımıza sahip çıkıyoruz, sistemin adına ?Anka? diyoruz; bizim çocuklarımız da İnşaallah küllerinden tekrar doğacaklar. Çocuk Destek Merkezleri?nde çocuklar 18 yaşına girinceye kadar kalıyorlar, ama her zaman bizim çocuğumuz, rehabilitasyon merkezlerinde 3-6 ay ya da 1 yıl kadar kalıyorlar. Çocuk bize geldiği andan itibaren bir koçu oluyor ve o koçla birlikte kendi hayatını çiziyor; aynı koç 3 kişilik bir grupta tedavi modülü oluşturuyor. ?Anka? sisteminde 200 tane modül var; teke tek çalıştığımız çocuklarımız var, zihinsel ve kişisel gelişim, bağımlılık terapileri, sağlıklı yaşam, duygu düzen gelişimi, tecavüz mağduru ve hamilelik terapileri var. Çocuğun ihtiyacına göre her şeyi planlıyoruz. Koç sistemi şu an 7 kadar ilimizde var İnşaallah tüm Türkiye?ye yayacağız; uyuşturucu ile ilgili çalışmalarımız ve yol haritamız var, rehabilitasyon merkezlerimizi artırmaya çalışıyoruz. ?Anka? modüllerini yetişkinlere ve çocuklara revize etmeye çalışıyoruz.? Diyerek sistemin işleyişinden bahsetti.

?Aile TV açtık, çocuğun eğitimiyle ilgili programlar yaptık, ceza mı ödül mü bunun üzerinde durduk; Aile Destek Programı henüz çok yeni, yurtdışı temsilcilikleri ile özel kreşler açtık. Yetimlerle ilgili eğitim ve sosyal yardım çalışmalarımız var.

Aile içi şiddet tüm dünyanın sorunudur, 2011-2013 yılları arasında Almanya?da kadın cinayetleri 303, Türkiye?de ise 170 olmasına rağmen Almanya ile ilgili hiçbir haber yok, ülkemizdekini sağır sultan bile duyuyor. Algılarımızı değiştirmemiz lazım, mağduru bilinçlendirme ve tedavi etmeye çalışıyoruz fakat bir de mağduriyete neden olan kadına yönelik şiddeti durduracak olan üzerinde durmak lazım; bu konuda erkeklerden yardım istiyorum bunu bir cinsiyet ayrımcılığı olarak düşünmeyin; apartmanda, mahallede, cemaatte, eşte, dostta, sohbette duruma müdahale edin, insanın insana rehber olabilmesi lazım. Bizler toplumun mürebbiyesiyiz.? diyerek sözlerini sonlandırdı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sn. Doç. Dr. Ayşenur İslam son olarak soruları cevapladı. Programımız, Ensar Vakfı Çankaya Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Özcan GÜNGÖR?ün Kur?an-ı Kerim tilavetiyle son buldu.

Program sonunda yapılan kahve ikramı ile vakıf yöneticileri, siyasetçi ve bürokratlardan oluşan misafirlerimizle beraber sohbet edildi.