ANKARA ŞUBESİ ENSAR BULUŞMALARI


Ensar Vakfı Ankara Şubesinin her hafta çarşamba günü 18:30'da düzenlediği Ensar Buluşmalarının konuğu Sn. Prof. Dr. Ziya Burhanettin GÜVENÇ olmuştur. Sn. Güvenç "Gelecekte Var Olma Projesi: Kümelenme" konulu bir konferans vermiştir.

_124127122013_

Ensar Vakfı Ankara Şubesi Başkan Yardımcısı Mustafa ULUDAĞ'ın takdimi ile başlayan programda Çankaya Üniversitesi Rektörü Sn. Prof. Dr. Ziya Burhanettin GÜVENÇ konuşmasına;

Kimsenin kölesi olmadan refah seviyesinin yüksek olduğu bir ortamda insanca yaşayabilmek için, nasıl bir proje yapılması gerektiği ile başlayıp, “Kümelenme” tanımını yaparak devam etti. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadis-i şerifinden yola çıkarak oluşturulmaya başlanan bu projenin amacından, faydalarından, faktörlerinden ve nerelerde oluşturulduğundan bahsetti.

Kümelenmenin tanımını ‘bölgesel kalkınma ve refah seviyesine ulaşmak , kısacası gelecekte de var olmak için bir araç ,kalkınma modeli’  olduğunu söyleyen Sn. Güvenç ” Bütün insanlığa verilen ilk emir olan ‘Oku’ emrini yerine getirelim. Ama daha okuma yazma bilmeyen insanlarımız var. İlim Çin’de de olsa gidin alın diyor peygamberimiz oysaki. Türkiye Cumhuriyeti ile Çin’i düşünelim.1400 yıl önceki Çin… Orada yıllarca sürecek yolculuğu düşünün. 8-10 sene yayan gidip belki sağ bile kalamayacaksınız. Bunu bildiği halde gidin alın diyor. Ne kadar büyük fedakârlık. Fakat biz bu fedakarlığı yapamıyoruz. Bugün bir otomobil bile yapamıyoruz, hepsi yurtdışından gel de kahrolma. Komşusu aç iken tok yatan insanların zamanında nasıl dışlandıklarını görebilsek, babaya anaya hürmeti layıkıyla hakkıyla yapabilsek işte o zaman ülkemiz düzelecek.’’ diyerek İslam emrettiği ölçülerde ilime yaklaşmadığımızı belirtti.

İşsizliğin, sokakta yatan insanların, çocuk yaşta çalışan insanlar kısacası mesleki hayata dair her türlü olumsuzlukların sorumlusunun üniversiteler olduğunu belirten Güvenç, bu modelin uygulanabilmesi için üniversitelere büyük sorumluluklar düştüğünü belirtti. Küme ile yığının aynı şey olmadığını : ‘’Çöldeki kumların oluşturduğu kümeler yığındır, en ufak bir rüzgarda dağılırlar ama çöldeki piramitler 5000 yıldır hala ayakta ve hala aynı. İşte piramit küme, kum ise yığındır.’’ Örneğiyle açıklayıp, Organize sanayi bölgelerinin dağınıklığını yığın olarak gördüğünü belirterek bunların sistemleştirilmesi gerekliliğine vurgu yaptı.

İçinde bulunduğumuz yüz yıldaki açlığın: yetişmiş insan gücü, bilgi ve kaynağa duyulan açlık olduğunu söyleyerek konuşmasına devam ederken, Üniversiteleri, şirketleri, finansal kaynakları birleştirerek tamamlanacak olan bu sürecin sonunda oluşturulan bu yapıyla ülke bazında ekonomik ve sosyal anlamda büyük kazanımlar elde edileceğini belirtti. Kümelenme sistemi modelinin sahibinin Hz. Muhammed (S.A.V) olduğunu anlatarak aslında bu yapının 1400 yıl önceden bir çağrı olduğunu söyledi. Markalaşan, lisansı Türkiye’ye ait ürünlerin var olmadığını vurgulayarak yenilikçi olmadığımızdan bahseden Sn. Güvenç devletin akıllı politikalarla bu projeleri desteklemesi gerekliğine değindi. Fakat bunun etkilerini hemen görmemizin mümkün olmadığını söyleyerek konuşmasına son verdi.

Yapılan Soru Cevap Kısmının ardından Sn. Güvenç’e plaket takdim edildi. Ensar Buluşmaları, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle son buldu.

_121587122013_