Kudüs Özgür Olmadan İnsanlık Alemi Özgür Olamaz!


Ensar Vakfı Eyüp Sultan Şubesi Eyüp Otakçılar Anadolu İmam Hatip Lisesi konferans salonunda Otakçılar Anadolu İHL ögrencilerine yönelik, "Filistin'deki Kutsal Değerlerimiz" konulu bir konferans tertip etti.

Genelde Filistin ve özelde de Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın konuşulduğu konferansın konuşmacı konuğu ise, Filistin ve Kudüs mevzuunda kendisini çok iyi düzeyde yetiştirmiş ülkemizdeki uzman rehberlerden Mehmet Esmer'di. Yüzlerce kez Kudüs'e kafile götürüp onlara rehberlik yapan ve hâlen de yapmakta olan Esmer, insanlık tarihi, ilâhî dinler ve medeniyet tarihimiz açısından Filistin ve Kudüs'ün yaşadığı serüveni tarihsel arka planını özetleyerek konuşmasına başladı. 

İsra ve Miraç hadisesinin Müslümanlar açısından önemli yer teşkil ettiğini, hem ruhi ve hem de bedeni olarak gerçekleşen miraç mucizesi gecesinde 5 vakit namazın farz kılındığını ve yine Müslümanların ilk kıblesinin Mescid-i Aksa olduğunu ifade eden Esmer, Peygamberimiz Hz.Muhammed (S.A.V)'in, " (İbadet için) şu üç mescitten başkasına yolculuk edilmez: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa" Hadis-i Şeriflerini hatırlattı. Esmer, Müslümanların ilk kıblesinin Kudüs'e hem Peygamberimiz ve hem de ilk Halifemiz Hz. Ebubekir zamanında fetih için planların yapıldığını ancak İslami bir fethin ancak 636 yılında II.Halife Hz. Ömer döneminde gerçekleştiğini, Kudüs'ün fethinin hemen akabinde Müslümanlar Kudüs Patriği Safronyus'tan şehrin anahtarını almak istediğini fakat Safronyus'un şehrin anahtarını hassaten Hz. Ömer'e vermek istediğini aktardı.

Kudüs topraklarının bereketli olması ve umum coğrafî konumu gereği onlarca kez saldırıya uğradığını ve doğal olarak tarumar edildiğini ama her tarumar neticesinde yeniden inşa ve imar edildiğini ve yönetimsel olarakta 10'larca kez el değiştirdiğini ve tüm bunların Kudüs'ün bariz ehemmiyetinden kaynaklandığını sözlerine ekledi.

Nurettin Zengi'nin, Seahattin Eyyubi'nin ve Osmanlı padişahlarının Kudüs üzerine yoğunlaşmalarının ana sebebinin inanç ve medeniyet değerlerimiz açısından taşıdığı anlam ve mana olduğunu vurgulayan Esmer, Meymune annemizin bir gün Allah Rasülüne: " Yâ Rasülallah! Bize Beyti Makdis hakkında bilgi verirmisin?" der. Peygamberimiz de şöyle buyururur: "Orası Mahşer ve Menşer, (yani yeniden diriliş) yeridir. Oraya gidin ve içinde namaz kılın.Çünkü orada kılınan bir namaz başka yerdeki bin namaza bedeldir." Bununla üzerine Meymune annemiz, " Peki oraya gitmeye gücümüz yetmezse ne yapalım ey Allah'ın Rasülü?" dediğinde ; Rahmet Peygamberi şöyle cevap verir: "Kandillerini yakmak için zeytinyağını yakıt olarak hediye gönderin. Kim bunu yaparsa oraya gitmiş ve orada namaz kılmış gibi olur." Hadis-i Şerifini dinleyicilere hatırlattı.

Bugün gelinen durum itibarıyle Mescid-i Aksa'nın kandil yağına ihtiyaç duymadığını (zeytin yağı gönderme emrini) ve bundan ötürü de siyasi, ekonomik, sosyal ve psikolojik yardım ve destek olarak telakki etmek gerektiğini vurguladı. Kudüs'ün Mahşer ve Menşer yeri olduğunu tekrar hatırlatan Esmer, bilinçli bir şekilde pozisyon ortaya koymak gerektiğini, zira Kudüs özgür olmadan ümmetin ve hatta insanlığın asla özgür olamayacağını, devlet ricali, düşünürler, erbabı kalem ve bâhusus aklı başında olan tüm bireylerin bu anlayış istikametinde, planlı ve rasyonel adımlarla mesafe almalarına her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu ifade ederek sözlerine son verdi.

Haberin Galerisi