Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: `Biz bu topraklara bağlıyız!`


Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Ensar Vakfı Kırıkkale Şubesi tarafından düzenlenen ‘Düşünce Dünyamızın Mimarlarını Tanıyoruz’ projesinin açılış törenine katıldı. Törende projenin önemine değinen Kurtulmuş, “Büyük Türkiye hareketinin diriliş ateşini hep birlikte yakacağız. El ele, gönül gönüle vererek daha büyük yükleri kaldırmak zorundayız” dedi.

Düşünce Dünyamızın Mimarları

Ensar Vakfı Kırıkkale Şubesi tarafından hazırlanan ve Gençlik ve Spor Bakanlığınca kabul edilen ‘Düşünce Dünyamızın Mimarlarını Tanıyoruz’ projesi kapsamında eğitimci yazar Vehbi Vakkasoğlu tarafından Necip Fazıl Kısakürek’in tanıtılacağı konferanslar serisinin ilki, 17 Şubat Çarşamba günü Nur Camii Külliyesi Konferans Salonunda düzenlen törenle açıldı. Törene Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un yanı sıra; Vali Ali Kolat, Milletvekilleri Mehmet Demir Abdullah Öztürk, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluş temsilcileriyle çok sayıda davetli katıldı.

Yeni nesile tecrübe aşılıyoruz

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda ilk olarak imam Kamil Laçin tarafından Kur’anı­ı Kerim tilaveti yapıldı. Daha sonra günün anlamını belirtmek üzere Ensar Vakfı Şube Başkanı Kadir Başer konuşma yaptı. Proje kapsamında açıklamalarda bulunan Başer, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Nurettin Topçu, Erdem Bayazıt, Nuri Pakdil, Cahit Zarifoğlu, Mehmet Akif Ersoy, Hayrettin Karaman gibi isimlerin yaptığı çalışmalar hakkında gençlere çeşitli bilgi verileceğini söyledi.

Belirlenen aylarda düzenlenecek

Vakıf olarak bu projeyi hayata geçirmekten dolayı son derece mutlu olduklarını vurgulayan Başer, “Amacımız, ilimizdeki ortaöğretim öğrencilerine toplumumuza fikirleriyle yön vermiş, bıraktıkları eserlerle günümüze ışık tutan ve geleceğe de ışık tutacak, milli ve manevi değerlerimizin timsali olan fikir ve düşünce dünyamızın bazı örnek şahsiyetlerini çok yönlü olarak tanıtmaktır. Bu amaçla her ay aşağıda isimlerini belirttiğimiz şair, yazar, düşünür ve fikir adamlarımızı karşılarında belirttiğimiz aylarda tanıtacağız” dedi.

Fikirlerimiz yeniden yeşerecek

Geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez sözünü hayata geçirmek için çalıştıklarını dile getiren Başer, “Geçmiş ile gelecek arasında köprü kurarak, yeni yetişen gençliğimizin düşünce dünyamızın mimarlarıyla tanışmalarını, onların fikir ve düşüncelerini kavramalarına yardımcı olmaktır. Birinci önceliğimiz de gençlerimizin yabancı düşünür ve fikir adamlarının tesirinde kalmadan kendi fikir ve düşüncelerini kendi geçmişlerinden öğrenerek temellendirmelerine yardımcı olmaktır. Bu sayede yeni fikir ve düşünürlerimizin yeşermesine katkıda bulunmuş olacağız”şeklinde konuştu.

Emeği geçenlere teşekkür Etti

Başer’in konuşmasının ardından proje koordinatörü Kırıkkale Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Adem Yıldırım, Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı hakkında çeşitli bilgi verdi. Son olarak törene onur konuğu olarak katılan Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş konuştu. Projenin yapımında emeği geçenleri tebrik eden Kurtulmuş, “İnşallah bundan sonraki süreçlerde de değerli şahsiyetleri Kırıkkaleli gençlerle buluşturacaksınız” ifadesinde bulundu.

Proje önemli bir çalışma olacak

Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Nurettin Topçu, Erdem Bayazıt, Nuri Pakdil, Cahit Zarifoğlu, Mehmet Akif Ersoy, Hayrettin Karaman gibi kişilerin ülke adına önemli işlere imza attığına dikkat çeken Kurtulmuş, “Bizler bu gibi değerli şahsiyetlerin ortaya koyduğu fikirlerine gereken saygıyı göstererek, onların bu eserlerini daha da ileriye taşıma gayreti göstermeliyiz.

Ensar Vakfı’nın tamda bu noktada yapmış olduğu bu proje geleceğe yönelik önemli bir çalışma olacaktır” dedi.

Halkın arasına fitne fesat soktular

Kurtulmuş konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Bir asır evvel doğuyu kötü bir yer olarak görerek, orayı yeniden dizayn etmek isteyenlerin siyasi hırsları, bir takım iktidarların üzerinden bizler hallaç pamuğu gibi dağıttık. Osmanlı’nın Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulmadan önceki genişliği 4 buçuk milyon m2 kare idi. 20 yılda 4 buçuk milyon m2 kare topraklarımızı kaybettik.

Balkanlarda altı asır boyunca barış içinde yaşamış, balkanları yirmi yılda darmadağınık ettiler.”

İnsanlara oynanan oyun aynıdır

İnsanların arasına fitne ve fesat koyarak onların huzursuz olması için çalıştılar. İnsanları birbirleriyle savaşır hale getirdiler. Altı asır boyunca Osmanlı adaleti üzerinde yaşamış olan balkanlar, halen dikiş tutamıyor. Osmanlı adaleti içerisinde yaşamış olan geniş Ortadoğu coğrafyası daha fazla dikiş tutamıyor ve dağılmanın eşiğine doğru gidiyor. İnsanlar üzerinde oynanan bu çirkin oyunlar aynı oyundur. Bu milletin tarihinden, ruh kökünden ayrılmanız lazım diyerek içimizde bazı grupları, bazı elitleri kendi süreçlerinde kendi lehlerine kullananlar bu coğrafyanın gönül dünyalarını tarumar ettiler.”

Başörtülü kardeşimize hesap sorun yaşattılar

İnşallah sizler, bir büyük medeniyetin ikinci yürüyüşünden sonraki çöküş döneminden sonra üçüncü büyük yürüyüşün öncüleri olacaksınız. Büyük İslam medeniyeti iki büyük yürüyüş gerçekleştirdi. Birincisi peygamber ve sonrasındaki otuz yıllık halifeler döneminde saadet asrıdır. Bizler bu ülkede geçmiş yıllarda çok zor günler yaşadık. Bizim insanımız Allah demenin yasak olduğu, ezanın Türkçe okunduğu, başörtülü kardeşimizin üniversitede okuyamadığı, devlet dairelerinde iş bulamadığı günler yaşadık.”

Büyükdoğu yeniden adını duyuracak

Bir daha bölmeye çalışıyorlar, ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır. Allah’ın izniyle bu millet, bu değerler üzerinde yeniden ayağa kalkmaya başlamıştır. Şimdi bu medeniyetin büyük yürüyüşünü bu topraklarda inşallah temellerini birlikte atacağız.

Anadolu’dan başlayarak bütün büyük Doğu’ya dağıtacağız. Diriliş ateşini birlikte yakarak büyük Doğu’nun yeniden ayaklandığını herkese göstermiş olacağız.

Belirledikleri haritalar üzerinde gitmedik

Bizim bu çizgimizde Türkiye’de 150­200 yıldır gelen hâkim anlayışın, bu müstevrilerle gönül dünyaları itibariyle bu mandacı anlayışla ilgili dört temel fark vardır. Bizler, bu ülkede yaşayan insanlarımıza maneviyatçılığı asla terk etmeyiz. Bugünün değerlerine sahip çıkmadan asla başarılı olamayız. Biz bu topraklara bağlıyız. Geleceğimizi hiçbir zaman dışarıdan gelenlerin belirlediği haritalar üzerinde gösterilen yol üzerinde gitmedik. Bu ülkenin, bu medeniyetin çizmiş olduğu yol haritasında gizli olamaz” dedi. Konuşmaların ardından Vali Ali Kolat ve eğitimci yazar Vehbi Vakkasoğlu tarafından günün anısına Kurtulmuş’a plaket takdim edildi.

Bu anayasa Türkiye’yi taşımıyor

Programın çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, anayasa komisyonu hakkında sorulan sorulara “CHP'nin buradan çekilmesini esefle karşılıyoruz, hiçbir şekilde doğru bulmuyoruz. CHP, bunu hiçbir şekilde millete anlatamaz” diye cevap verdi. Anayasa Mutabakat Komisyonuna ilişkin gelişmelerin sorulması üzerine Kurtulmuş, 1982'de anayasanın kabul edildiği ertesi gününden itibaren bu darbe anayasasının millet tarafından eleştirildiğini, bu anayasanın Türkiye'yi taşımadığını söyledi.

Çöp tenekesine atılması gerekir

Türkiye'nin sivil demokratik, toplumcu, özgürlükçü yeni bir anayasaya ihtiyacının olduğunu herkesin söylediğini belirten Kurtulmuş, "Bunu CHP de diğer partiler de söylüyor. Türkiye'de anayasa hakkında, siyasal hayatı hakkında ya da Türkiye'nin yönetimi hakkında fikri, sözü olan herkes ilk söze başladığında, 'Bu anayasa artık Türkiye'ye dar geliyor' diyor. Dolayısıyla şu dar gömleğin bu milletin sırtından bir an evvel çıkarılıp çöp tenekesine atılması lazım" ifadesini kullandı.

Görüşlerini dile getirsinler

Kurtulmuş, CHP’de dâhil olmak üzere bütün siyasi partilerin yeni bir anayasanın gerektiğini hatta CHP'nin, çok yerinde bir tespitle 'sadece anayasa değil aynı zamanda Türkiye'nin bütün anti demokratik mevzuattan da temizlenmesi gereğini' dile getirdiğine işaret etti. Kurtulmuş, milletin isteğini, milletin iradesiyle oluşan bu parlamentoda çözmek için adım atılması konusunda her türlü ön yargıdan uzak olarak, "Herkes eteklerindeki taşları döksün, sepetlerindeki pamuğu ortaya koysun.”

İnsanlar istediklerini beyan etsinler

“Kim sivil demokratik bir anayasa yapılması için ne biliyorsa, neye inanıyorsa inandığı şekilde söylesin. Bu anayasanın içeriğiyle ilgili de insanlar istediği şekilde görüşlerini ifade etsinler.

Sadece parlamentoda değil sivil toplum kuruluşları üzerinden topluma da yansısın. Aynı şekilde üniversiteler, araştırma merkezleri anayasayla ilgili görüşlerini dile getirsinler" dediklerini anlattı.

CHP fikirlerini söylemeden çekildi

Kurtulmuş, "Tam da böyle bir havayı yakaladığımızı zannettiğimiz bir anda, 1920'deki Teşkilat­ı Esasi'yi bir tarafa bırakırsanız Türkiye'nin siviller tarafından yapılmış bir anayasa metni olmadı. Dolayısıyla hep darbe ürünleriyle mi anayasa metinleri yazılacak? Gelin sivil irade yeni bir anayasa yapsın. Bu anayasa yapma iradesinden kaçan kim olursa olsun millet bunu görür ve cezalandırır. Çok net söylüyorum. CHP'nin yapmış olduğu hele hele başta sağlanmış olan bu anlayış birliğine, fikri birliğe yakışmadı, uygun olmadı.

Sivil, demokratik bir anayasa

Türkiye'nin bu kadar sıkıntıları varken Anayasa Uzlaşma Komisyonunun çalışmalarına devam ediyor olması, aynı zamanda Türkiye'de de ciddi bir şekilde siyasal kanalların açık olmasını da sağlayan bir müesseseydi. CHP'nin buradan çekilmesini esefle karşılıyoruz, hiçbir şekilde doğru bulmuyoruz. CHP, bunu hiçbir şekilde millete anlatamaz. Millet, CHP'yi anayasa kaçkını bir parti olarak görür. 'Tam da sivil, demokratik bir anayasa yapılacaktı, burada CHP fikirlerini söylemeden çekildi. Bu süreci, bir yerde sabote etti' diye millet bunu görür ve gereğini yapar."

Milletin isteğini yerine getirelim

Anayasa Mutabakat Komisyonunun oluşmasında AK Parti'nin yine demokratik tavrını ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, “Şunu söylemedik, 'Bizim 317 tane milletvekilimiz var. Her parti milletvekiline göre bu anayasa komisyonunda temsil edilsin.' Bütün partiler, sayıları ne olursa olsun buna bakılmaksızın, üçer temsilci versin, ortak bir anlayış içerisinde anayasa yapılması için kollarımızı sıvayalım, tartışalım, bizim fikirlerimiz var, sizin de farklı fikirleriniz olabilir. Biz illa ki, 'Bizim fikrimiz budur. Bu olmazsa, olmaz' demiyoruz. Ama gelin ne olur bu milletin istediği, bu talebi yerine getirelim.”

Bütün bunları Milletimiz görür

“Türkiye'yi yeni bir anayasaya kavuşturalım. 'Hayır, biz bunu istemiyoruz. Biz bu anayasa yapım sürecinde yokuz' derseniz, aslında bunun Türkçe'de bir tane manası var. 'Biz Türkiye'nin demokratikleşmesi, demokrasi bakımından daha ileriye gitmesi sürecinde yokuz' demektir. Eğer siz yeni bir anayasa yapılmasını istemiyorsanız, yeni bir anayasa yapım sürecine katkıda bulunmuyorsunuz, bunun bir başka manası da şudur, 'Siz 1982 Anayasası'na retorik karşı olsanız da bu anayasanın değişmemesi gerektiğine inanıyorsunuz' Anayasası'na retorik karşı olsanız da bu anayasanın değişmemesi gerektiğine inanıyorsunuz' demektir. Bütün bunları milletimiz görür. Her şey milletin gözü önünde oldu. Keşke CHP böyle bir tavrın içerisinde olmasaydı."

Çekilmesini esefle karşılıyoruz

Türkiye'nin bu kadar sıkıntıları varken Anayasa Uzlaşma Komisyonunun çalışmalarına devam ediyor olması, aynı zamanda Türkiye'de de ciddi bir şekilde siyasal kanalların açık olmasını da sağlayan bir müesseseydi. CHP'nin buradan çekilmesini esefle karşılıyoruz, hiçbir şekilde doğru bulmuyoruz. CHP, bunu hiçbir şekilde millete anlatamaz. Millet, CHP'yi anayasa kaçkını bir parti olarak görür" dedi.